FOTOĞRAF HİKÂYELERİ

 
Merhaba fotoğraf dostları, bu sayıda teorik teknik anlatımından daha farklı bir metod izleyerek, değişik konu ve tekniklerde birkaç fotoğrafımı çekildiği zaman ve hikâyeleriyle birlikte değerlendireceğiz, bir başka deyişle pratik uygulamalara göz atacağız.


Ask Sınır Tanımaz / Love Has No Limits
Aşk Sınır Tanımaz – Aydın
1/750, f/7.1, ISO80, Kodak Z740



Aşk Sınır Tanımaz isimli fotoğraf, bir fotoğraf dostumun deyimiyle “makinayı yanımızdan ayırmamanın meyvesi”. Herhangi bir büyük makine, elle ayarlama vb. yapmaksızın, Aydın Kemer Mahallesi su deposu üzerindeki koruma çitlerinde birbirlerine yaklaşan serçelerin kendiliğinden oluşturduğu konuyu, çit, sınır, engel, bahane tanımayan saf aşkı görür görmez objektifi uygun bir kadrajda odaklayıp deklanşöre basmak ve bilgisayarda siyah beyaza çevirmekten ibaret bir kare.

Kalaycı - Tinnerman
Kalaycı – Tire
1/100, f/3.5, ISO1600

İşini yıllardır edindiği tecrübeyle en sağlam şekilde yapan İzmir – Tire’deki kalaycı esnafı portresinin hakkını verebilmek için Tire Çarşısına akşam ikinci defa, evden bulup buluşturduğum bakır bir kapla gittim. Sabahki denemelerimde kıvılcımlara mı, esnafa mı odaklanayım derken ikisini de yeterince iyi çekemediğimi farkettiğimde, geziyi bitirmeden önce dükkânına bir daha uğrayıp, flaş veya başka bir yapay ışık kullanmaksızın hem kıvılcımların hareketini, hem de kalaycının portresini özeleştirime göre yeterince iyi aktarabilmek için buna değerdi.

Olmayacak Düşler_1
Olmayacak Düşler – Kuşadası

Karşısındaki limana demirlemiş, ayrıcalıklı sınıfa mensup lüks ve ihtişamlı tur gemisi Grand Princess’i hayranlıkla olduğu kadar, bir yandan da acaba akşama kadar birkaç balık tutup götürebilir miyim endişesiyle izleyen iki amatör balıkçı… Hayat adaletsizliği kesme dâhil hiçbir düzenleme yapılmamış fotoğrafta bile o kadar belli ediyor ki kendini, gemi renkli, balıkçıların dünyası ise neredeyse siyah-beyaz. Kuşadası’nda ailecek sahil kenarında yaptığımız bir gezide fotoğrafa ayırdığım birkaç dakika neticesi, özel bir ayar veya teknikten ziyade konuyu kaçırmadan kadrajı önce zihnimde, sonra sensörde anında oluşturabilmenin artısı.

Lazlar / Horon - Laz Dance
Lazlar – Uşak Eşme Kilim, Kültür ve Sanat Festivali

“Kaz uçar da Laz uçmaz mı ?” Çoğunlukla Karadeniz kökenli vatandaşlarımızla alay etmek için kullanılan bu kelimelerin asıl sahibinin bu fotoğrafı görmesini isterdim. On laz uşağı yüzleri protokol konuklarına dönük, halkın önünde horon teperken saniyenin ikiyüzellide birinde hepsinin birden ayakları yerden kesik, öğle saatlerinde tepeden gelen güneşle oluşturdukları gölgeler zeminde karşıtlık yaratarak olaya doğal vurgu yapıyor. Çekim ayarları 1/250sn, f/10, ISO200.

Efe / Shadow Of The Eagle
Kartalın Yer İzi – Efe, Uşak / Eşme
1/800, f/8, ISO400


Bir önceki fotoğraftan sonra festivalde sırayı Aydın Belediyesi Halk Oyunları ekibi yöremize özgü müzikleriyle birlikte aldığında izleyicilerde oluşan hayranlık görülmeye değerdi.  “Efeler tek oynar” deyişinin gereğini yerine getiren bir efemizin kollarını havaya kaldırdığında yerde oluşan gölgesindeki kartal figürünü görünce zaten seri çekimde olan makinemin deklanşörüne basıp sonsuzlaştırdım, yaklaşık kırk derecelik sıcakta alnımızdaki terler fotoğrafta ölümsüzleşen bu an’a değmişti.

Yagmurlari Beklerken - Waiting For The Rains
Yağmurları Beklerken – Belevi Gölü/İzmir
1/8, f/9, ISO100

2007 yılındaki kuraklığı hepimiz hatırlıyoruzdur. Yakın bir tarihte ekim ayına dek bir damla su düşmeyen topraklar suya ölesiye hasret kalmış, tarlalar, göller kendi yarattığımız küresel ısınmanın etkisiyle kurumuş, çaresiz yağmur dolu bulutları özlemiştik. O yıl kuraklığa dek balıklarla ve düzenli göç eden kuşlarla dolu olan Belevi Gölü’de maalesef katliam denilebilecek bir susuzluğa mahkûm olmuş, binlerce balık ölmüş, göl tüm flora ve faunasıyla birlikte yok olmuştu. Bu yoksunluğu herkese olabildiğince anlatarak bir daha yaşanmaması için birçok kampanya düzenlenmiş, dikkatler küresel ısınmaya çekilmişti. Bugün de durum böyle giderse geleceğin çok aydınlık olacağını düşünmemekteyim. Bu fotoğrafı da o amaçla İzmir – Aydın otoyolunda Selâtin Tüneli’nden çıktıktan hemen sonra görebileceğiniz Belevi gölü kenarında çektim, kadrajda 2/3 ağırlığı susuzluktan kuruyup çatlayan göl ve üzerindeki balıkçı teknesine, kalan 1/3 ü de ufukta özlediğimiz bulutlara yer vererek.

Tüm günleriniz istediğiniz ışık ve fotoğraflarla dolu olsun diyerek, şimdiden iyi bayramlar diliyorum.

Murat A. ÇİÇEK
www.muratfoto.com



Tum haklari saklidir